21 Aralık 2018 Cuma

Aile ve İlişki Terapisi

Bireyler arasındaki ilişki yaşanmadan başlamadan önce, danışman dahil her bireyin kendine özgü bir kişilik , algı , değerler ve geçmişe sahip olduğunu fark etmek ve kabul etmek önemlidir . İlişkideki bireyler farklı ve birbirine aşina olmayan değer sistemlerine sahip olabilir bu da ilişkinin ileride ki aşamaları için yıkıcılık yaratabilir. Kurumsal ve toplumsal değişkenler (sosyal, dini gibi) bir kişinin doğasını ve davranışını şekillendiren grup ve diğer kolektif faktörler, danışmanlık ve terapi sürecinde dikkate alınır. Bir ilişki danışmanlığı ilkesi, tüm katılımcıların birbirleriyle ve toplum ile en iyi çatışma seviyesinde etkileşimde bulunmaları için aslen faydalı olmasıdır. Yazımda aile ve ilişki terapisi nedir, çiftler arasında ki ilişkinin durumu nedir, uyumunuz ne derecede, ilişkiyi kurtarmak için ne yapılması gerekir gibi sorulara cevaplar aradım. İyi okumalar.

İlişki ve Çift Terapisi

Aile ve İlişki Terapisi
Lisanslı çift terapisti bir psikolog, klinik sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, klinik psikologlar, pastoral danışmanlar, evlilik ve aile terapistleri ve psikiyatri hemşirelerine başvurabilir. Bir ilişki danışmanının ya da çift terapistinin görevi ve işlevi , ilgili kişiler arasında daha iyi işleyişi dinlemek, saygı duymak, anlamak ve kolaylaştırmaktır.

Bir danışman için temel ilkeler şunlardır:


  • Duyguları normalleştiren gizli bir diyalog sağlayın
  • Her kişinin duyulmasını ve duyulmasını sağlamak
  • İlişkinin zorluklarını ve değişim potansiyeli ve yönünü yansıtmak için uzmanlığa sahip bir ayna sağlayın
  • Kendi kaderini kontrol altına almak ve hayati kararlar almak için ilişkiyi güçlendirin
  • İlgili ve uygun bilgileri sunun
  • İlişkinin görünümünü değiştirir
  • İletişimi geliştirin
  • Açık hedefler ve hedefler belirleyin

Çiftler Arası İletişim


Çiftler arasında ki iletişim oldukça önemlidir. İlişki terapilerinde ve aile terapilerinde önce çiftler arasında iletişim sağlıklı bir noktaya çekilmeye çalışılır. Zaten kafanızdan şu algıyı atın:"terapide danışman hakem ve siz savaşan iki kişi". Bu algı tamamen yanlış. Sizlere bu noktada daha açıklayıcı olması noktasında bir alıntı aktaracağım. 


Çiftler arası iletişimin sağlıklılığı her bir bireyin, kendini  rahatça ifade edebildiği, dinleyebildiği, dinlendiğini hissettiği ve  sonuç olarak anladığı ve anlaşıldığı bir iletişim ile mümkün olmaktadır.  Öncelikle iletişimin sağlıklı olması, eşlerin ayrı ayrı ruh sağlığının  yerinde olmasıyla ve içsel huzuru ile sağlanmaktadır. Çiftlerden birinde  ya da ikisinde de ruh sağlığına dair herhangi bir sıkıntı yok ise,  iletişim çalışmaları yapılmaktadır.
Çifler Arası İletişimde Dinleme, eşlerden birinin diğeri kendini  anlatırken, herhangi bir müdahalede bulunmaksızın, eşini dinlemesidir.  Yargılama, hesap sorma, soru sorma, genelleme vb. gibi yaklaşımları bir  kenara bırakabilmesi, eşinin söylediği şeyler içinden kendisi için bir  ifade bulmaksızın yaptığı dinlemedir. Bazen bu dinlemenin  yapılamamasında, eşler arasındaki sorunlar ve bu sorunların doğurduğu  duygusal mesafe etkendir. Fakat gerçekçi bir sorun çözümü, ancak eşlerin  birbirini dinlediği bir iletişim tarzı ile sağlanır. Böylece fikir  alışverişi yapabilirler, yanlış anlaşılmaları giderebilirler.

Cinsellik Tabusu ve Aile Terapisi


İlişkilerin sarsılmasında tabi ki bir çok etken bulunmaktadır. Belki de bunların başında gelen en büyük etken cinsellik problemi olarak saptanabilir. Aile terapisine gittiğiniz de bu probleminizi -eğer yaşıyorsanız- kesinlikle anlatmalısınız. Çünkü genelde bu meseleye çiftler girmek istemiyor fakat sorunun kaynağında yatan sebep olarak karşımıza çıkabiliyor.

Kaynak: http://klinikpsikolojiuzmani.com/
https://positivepsychologyprogram.com/relationship-therapy/
https://www.psychologytoday.com/us/blog/friendship-20/201709/should-you-go-couples-therapy

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

UYARI

Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi


Sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili tibbitedavi.com sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.