14 Kasım 2018 Çarşamba

Korku, Kaygı ve Anksiyete

21. yüzyıl dünyasının insanlara etkileri oldukça çeşitlidir. Bir yandan iletişim ve bilgi güç kazanmakta bunun yanında biliyoruz ki ülkemizde her 3 kişiden 2 sinin psikolojik anlamda problemleri var. Bu psikolojik bozuklukların başında anksiyete gelmektedir. Yazımda da anksiyete nedir,kaygı nedir, korku nedir, anksiyete neden olur, bir psikolojik hastalık olarak anksiyete tedavisi nasıl gerçekleştirilir gibi sorulara cevaplar aradım. İyi okumalar dilerim.

Anksiyete Nedir

Korku, Kaygı ve Anksiyete
İki ilkel kaynaklı insani duygu olan korku ve kaygı, anlam olarak karıştırılabilmektedir. Bu makale ikisi arasındaki farkı açıklamak için yazılmaktadır. İkisi ile yakından bağlantılı olarak hissedilen bazı durumlar ise, huzursuzluk, panik, olumsuzluk gibi hislerdir.
Anksiyete genellikle bir şeyin veya bir şey hakkında endişe duymanın bir endişesi olarak ortaya çıkar. Endişeli insanların kaygılarının kaynağının ne olduğunu bilmemeleri yaygın görülen bir şeydir ve bazı durumlarda bir dayanağı da yoktur. Anksiyete, gelecekte oluşabilecek bir tehdidin fark edilmesi olarak tanımlanmıştır, ancak bu duyguların sadece bir yüzüdür. Anksiyete eğer kişide kronik bir hale geldi ise, gerçekçi olmayan ya da kişinin kendisi tarafından üretilen hale gelmeye başlamaktadır. Böyle olduğunda kişi gerçekçi koşullara dayanmayan felaket senaryoları üretir.  Gelecekle ilgili kişinin kendisinin kontrol edilemeyeceği durumlar, anksiyete uyandırmaktadır.

Kaygı Nedir


Kaygı, bir kişinin davranışını güçlü bir şekilde etkileyebilir. Davranışı yapma yada davranıştan kaçınma konusunda davranışın belirleyicisi olmaktadır. Çalışma becerilerini veya başkalarıyla ilişkilerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Anksiyete, yaygın olduğunda kişinin hayatında kayda değer sorunlara neden olan bir hastalık olarak sınıflandırılır. 
Örneğin birinin işten kovulacağından endişelenmesi, anksiyete örneğidir. Evde otururken, sokağa çıktığında bir köpeğin onu ısıracağı ile ilgili düşüncesi anksiyetedir.

Korku Nedir


Korku, algılanan yakın ve tehlikeli bir tehdide karşı verilen duygusal bir tepkidir.  Korku şimdiki zaman içerisinde algılanan bir duruma karşı verilir.  Korku, hüzün ya da öfke gibi çeşitli başka duygularla karakterizedir ve buna, korkudan kaynaklanan sebep ya da uyarandan uzaklaşma ihtiyacı eşlik eder. Korkuya karşı ortak bir cevap, “savaş yada kaç” yanıtı olarak bilinir; kişinin korkuyla karşı karşıya kalması sonuncunda kişi korkuya tepki gösterir. Ya onunla savaşır ya da kaçarak korkuya karşılık verir. Bir diğer durum ise, ne savaşabilir ne de kaçabilir durumda olmasıdır, öyle bir durumda ise donakalır.

Korkunun Özellikleri



Korku insan zihni ve bedeni üzerinde çok güçlü bir etkiye sahiptir.  Çoğu zaman insanı tehlikelere karşı koruyan bir rolü de bulunmaktadır.Yaşanılan her duygunun işlevsel olan ve olmayan yanları elbette bulunmaktadır. O halde biz de kendimizdeki duyguların işlevsel ve işlevsel olmayan yanlarını anlamak için kendimize şu soruyu sorabiliriz. Beni ne korkutur?

Bu duygu üzerine biraz kapsamlı düşünmek, ne kadarına ihtiyacımız olduğunu anlamamıza yardımcı olur. İhtiyacın fazlası olarak yaşanan her duygu, gibi korku da insanın hayatını ele geçiren ve ondan kaçınmak adına tüm davranışların koordine edildiği bir hal alabilir. Örneğin uykunuzu, yeme içme dengenizi, sosyal yaşam, hayattan zevk alma gibi birçok hayatın kalitesi ile ilgili konuyu etkileyebilir. Korkunun sağlıklı hali ana verilen tepki halinde kaldığındadır. Örneğin:"Kişi sokakta yürürken saldırgan bir köpekle karşı karşıya kaldığında korku hisseder. Ve bir tepki vermesi gerekir. Böyle durumlarda korku kişiye karar verdiren, kendisini korumasına yardımcı olan bir tepki üretir. ".

Korku ve Kaygı Arasındaki Farklar



Korku ve kaygı arasındaki fark duruma karşı verilen tepkilerle doğrudan ilişkilidir. Korku anında olan şeye bir cevaptır. Kaygı ise, gelecekle ilgili hayal edilen ya da olma ihtimali olan bir şeye  cevaptır. Kişi yalnız dışarıda yürürken birilerinin ondan bir şeyler çalması ya da onu dövmesi ile ilgili korkusu anksiyete iken, bir soyguncunun karşısına çıktığında hissettiği tehdit karşısında korku hisseder.

Kaygı ve Korkuda Ortaya Çıkan Fiziksel Tepkiler Nelerdir?


Korktuğunuzda ve endişelendiğinizde zihin ve vücut çok daha hızlı çalışmaktadır. Bu nedenle ortaya çıktığını fark edebileceğiniz durumlar şunlardır:


  • Kalbin hızlı ya da düzensiz atması
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Kasların zayıflığı
  • Çok terleme
  • Mide ya da bağırsak problemleri
  • Dikkatini bir şeylere yoğunlaştıramama
  • Baş dönmesi
  • Dona kalma hissi
  • Yemek yiyememe
  • Sıcak ve soğuk ter dökme
  • Çok gergin kaslar


Vücut korku hissettiğinde acil bir duruma hazırlık yaptığı için, bu vücut tepkileri oluşmaktadır. Bu nedenle kan akışını kaslara yapmakta, kan şekerini arttırmaktadır. Böylece kişiyi acil durum karşısında zihinsel ve fiziksel yeteneğini güçlendirmektedir.
Bunun yanı sıra; anksiyete ile beraber bu belirtileri uzun vadede hissettiğinizde, uykusuzluk, odaklanamama, iştahsızlık vb. problemler yaşam kalitesini azaltan ve tıbbi ve psikolojik müdahale gerektiren durumlar haline gelmeye başlar. 6 aya yakın bir süredir bu belirtileri yaşayan kişilere ise, anksiyete bozukluğu teşhisi koyulmaktadır.


KAYNAK:

https://theydiffer.com/difference-between-fear-and-anxiety/

https://www.mentalhealth.org.uk/cy/node/1539

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

UYARI

Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi


Sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili tibbitedavi.com sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.