15 Ocak 2015 Perşembe

Erkeklerde Genital Siğil ve Hpv

Erkeklerde HPV


Cinsel yollarlala bulaşan hastalıklar arasında yayılma hızı en çok olan olmasına ragmen belirtilerinin orta ve uzun vadede ortaya çıkıyor olması nedeniyle , bulaşma ve taşıyıcı olma riskinin tanımlası en zor olan cilt hastalığı olan genital siğiller, kadınlarda rahim ağzı kanserine sebeb olabilirken erkeklerde ciddi sorunlara yol açabilmektedirler.

Bu yazımızda penis kanserine kadar ilerleyebilen bir virüs olan hpv virüsünin tetiklediği, genital siğillerin erkeklerde buşalma yolları, belirtileri ve tedavi yöntemlerini ele aldık. Yazımızın sizler için yararlı olacağını umuyor, iyi okumalar diliyoruz.

Erkeklerde Genital Siğil 


Genital Siğil –  human papilloma virüs (HPV), %70 oranda cinsel yolla bulaşan çok yaygın bir siğil hastalığıdır. Kadın ve erkekte 40 farklı türde  genital enfeksiyon oluşturan 40 adet HPV tipi vardır. Bu HPV tipleri ağız içi ve boğazda da yerleşebilmaktedirler. HPV cinsel temasla bulaşır. 

Çoğunlukla vajinal, oral veya anal cinsel ilişkiyle geçer. Oral sex ya da genital bölgelerin temas etmesiyle de bulaşır. Sabit ve aynı cinsel partnerden de ( bu kişide belirti ve bulgu olmasa da ) bulaşabilir. Enfekte kişiyle cinsel temastan yıllar sonra bile bu kişide HPV bulunabilir. Birçok enfekte kişi ( HPVirüsü almış ) virüsü taşıdığını cinsel partnerine bulaştırdığını bilemez. Bu kişide birden fazla HPV tipi de barınabilir.

HPV virüsü barındıran erkekler virüs için bir depo  görevi yaparlar. Bu erkekler tedavi edilmedikleri sürece kadınlarda enfeksiyonun tekrar alınması ihtimali arttığından, etkin tedavi sağlayabilmek ve nüksleri önleyebilmek için hastaların cinsel partnerleri ile birlikte değerlendirilip tedavi edilmeleri gerekmektedir.

Avrupa ülkeleri ile Amerika Birleşik Devletleri’nde cinsel yolla geçen hastalıklar sıralamasında klamidya enfeksiyonu ve trikomonas enfeksiyonundan sonra üçüncü sırada, viral hastalıklar arasında ise birinci sırada görülmektedir. Aktif cinsel dönemdeki genç erkeklerde (18-25 yaşlarında) HPV enfeksiyonu sıklığı % 50 civarında olduğu tespit edilmiştir. Ülkemizde ise net bir istatislik bulunmamasına ragmen bu oranı aratmayacak kadar sık olduğu tıp çevrelerince belirtilmektedir.

Erkeklerde Hpv belirtileri


HPV ile enfekte olan kişilerin çoğu hastalandıklarını bilmezler. HPV, herpes veya HIV (Aids virüsü) gibi değildir. Tüm bu virüsler cinsel ilişki sırasında bulaşırlarsa da farklı belirti ve sağlık sorunlarına neden olurlar. HPV ile enfekte olan derideki normal hücreler anormal hücrelere dönüşür. Genelde vücut bu HPV ile doğal olarak savaşır. Enfekte olmuş hücreler normale döner. Fakat bazı olgularda vücut HPV ile savaşmaz. Siğil veya kanser şeklindeki değişiklikler gözle görülür hale gelir. HPV bulaştıktan haftalar veya aylar içinde siğiller gelişir. HPV alındıktan yıllar sonra ortaya çıkar.

Erkekte en sık sünnet derisi , penisin uç – baş kısmındaki oluk yerleşir. Tek bir lezyon yani dokuda tahrip olmuş bölge  yada siğil görüntüsü gibi tüm genital bölgeye yayılmış çok sayıda siğil da olabilir. Erkeklerde ayrıca makat ,anüs etrafında da sıklıkla gözlenmekte olup buradan bağırsağın son kısmına da yayılmaktadır.

Erkeklerde penis kanserine yol açabilen HPV ayrıca makat ve anüs bölgesi civarında yerleştiğinde, makat ve kalın bağırsağın son kısmı olan rektum bölgesinde kansere de sebep olabilmektedir. Bunun dışında HPV, özellikle oral seks yoluyla erkeklerde damak, geniz, bademcik, dil, gırtlak kanseri ve bazı durumlarda yemek borusu kanserine de neden olduğu da bilnmektedir. Kısacası HPV virüsü bulaşabildiği tüm bölgelerde kanser oluşumu için ciddi bir risk faktörürüdür.

Erkeklerde Hpv ve TCA tedavisi


Kadınlarda rahim ağzı kanserine yol açan Hpv vürüsünün smear testi ile erken tanısı söz konusu iken erkeklerde de ürologlar tarafından yapılan basit testlerle bu sorunun teşhisi mümkün olmakla berber, çok kolay bir yöntem olarak kendi başınıza uygulayabileceğiniz yöntemlerde de tesbiti mümkündür.

Bunu için Hpv tanısı için, doğallığı ve kalitesi noktasında güvenilir olduğundan şüphe duymadığınız yerlerden edinilmiş sirkeyi genital bölgeye yani penis üstüne yada şüphe duyulan bölgeye,  pamukla uygulayarak devamında çıkması olası beyaz lekelerin ardından teşhisi mümkündür.

Konuyla ilgili birçok kaynakta, Siğil aşıları önerilirken aşı, 9-26 yaş arası erkeklerde uygulanabilir. Önerilen aşılama dozu ise 6 ay içerisinde 3 doz uygulanması şeklindedir. Ancak metabolizbanın değişik bağışklık yapılarına sahip olması bu yöntemin başarı oranını düşürürken, krem ve solisyonlar noktasındaki yapılan önermelerde çoğu zaman uzman tavsiyesi olmadan yapıldığı için etkili sonuçlar vermemekle beraber sorunu daha da sıkıntılı boyutlara taşıyabilmektedir.

TCA Peeling Nasıl Uygulanır


Trichloroacetic Acid’in kısaltması olarak TCA laboratuar ortamında hazırlanan bir asit türevi olmakla beraber, dövme silme gibi estetik sorunlardan, dermatit problemlere kadar bir çok sıkıntıda tıp çevrelerince kullanılan TCA HPV hastalığı içinde yüksek oranlarda başarı göstermektedir. Hpv nin türüne bağlı olarak derecelendirilebilek olan TCA %60’lık derece ortalamalarında kulllanılabilmektedir.
 
Sorunlu bölgeye pamuk yardımıyla sürülür, toplamda 1 dakkika beklenir ve yıkanır. TCA eğer uygulanacak bölge  penis gibi genital bölgeler ise burada bu organların iç kısımlarına temas ettirilmemeli ve dikkatli olunmalıdır. 

Ancak itinalı bir uygulama ile genital bölgelerede uygulanabilecek bir asit olan TCA ( bu noktada % 60 ortalamarında derecelerden bahsetmek mümkündür) Çinko oksit oranı yüksek pişik kremleri ve niyasin yani B3 vitaminin saf formları yada içinde yüksek oranda bulunan solisyonlarla desteklemek gerekmektedir.

Yazım burada bitiyor, yazıyla alakalı olarak kadınlarda genital siğil yazıma bakabilirsiniz. Konu hakkındaki sorularınızı aşağıdaki yorumlardan sorabilirsiniz. Elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım.

Not: tca yı nerden alabilirm gibi bir mail geldi tca asiti doakimya.com sitesinden alabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

UYARI

Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi


Sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili tibbitedavi.com sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.