28 Aralık 2014 Pazar

Panik Atak

Panik atak psikolojik hastalıklar arasında belki de en fazla görülen hastalıktır. Ülkemizde sokakta gezen her üç kişiden ikisinin psikolojik hastalığı olduğu düşünülmektedir. Yazımda da bu çok karşılaşılan panik atak hakkında panik atak nedir, sebepleri nelerdir, belirtileri nelerdir, nasıl tedavi edilir, terapiler çözüm mü gibi sorulara cevaplar aradım. 

Panik Atak




Panik atak, en başta panik bozukluk olmak üzere birçok psikiyatrik bozuklukta ve bazı fiziksel hastalıklarda yaşanan yoğun korku, kaygı, yoğun endişe karışımı bir nöbettir. İngilizce "panic attacks" olarak bilinir.


Değişken yaşam ortamlarında, yaşam kaygılarının artması, maddi ve manevi kaos ile belirsizlik durumunun yarattığı “hiçlik duygusu”nun çoğalmasıyla paralellik gösteren panik atak, tüm dünyada toplum sağlığını tehdit eder boyuta gelmiş durumdadır.

Uzmanlar tarafından “psikolojik bir sendrom” olarak tarif edilmesine karşın, hasta, çoğunlukla yaşadıklarının gerçekten fiziksel kaynaklı sorunlar olduğunu ama kimsenin hastalığının gerçek sebebini bulamadığını düşünmektedir.


Doktorların hastanın durumuna “psikolojik” tanısı koymasının ardından, bu sefer de bilinçsiz hasta yakınlarının tavrı hastaya zarar vermektedir. Panik atağın önemsiz bir sorun olduğunun düşünülmesi ve kişiye “hastalık hastası” yakıştırmasının yapılması panik ataklı hastanın durumunu zorlaştırmaktadır. Kendisini yalnız ve çaresiz hisseden hasta ise kısır döngü içine girmektedir.



Panik Atak Belirtileri



Panik atağın genetik olup olmadığı konusunda herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Panik atak krizi geldiğinde 5-45 dakika sürmekte ve şiddeti hastadan hastaya değişmektedir.


Panik atak hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Krizler ve ölüm korkusu gibi nedenlerle hasta evde tek başına kalamamak, tek başına dışarı çıkamamak gibi olumsuzluklarla karşılaşmaktadır. Sürekli başına kötü bir şey geleceği ve yabancıların ona yardım etmeyeceğinden korkan bazı hastalar mesleklerini sosyal hayatlarını bırakmak zorunda kalabilmektedirler.


Hasta bazen bilinç altında biriktirdiği korkularını sanki gerçekmiş gibi görebilir. Korkuların ve yaşananların ciddiye alınmaması ise ailevi ilişkilerin zedelenmesine dahi yol açabilmektedir. İzole bir hayat yaşayan hastaların durumu ise ağırlaşmaktadır.


Panik atakla panik bozukluk aynı değildir. Panik bozukluk kalp krizi geçireceğini, öleceğini, atakların tekrar olacağını, felç geçireceğini düşünerek sürekli endişe, korku içinde bulunma şeklindedir. Başka bir rahatsızlığa bağlı olarak ortaya çıkmaz. Bu bozukluk iki şekilde bulunabilir: agorafobili ya da agorafobisiz. Agorafobi yalnız kalma korkusudur. Kapalı yerlerden kalabalık yerlerden uzak durma, evde tek başına kalmak istememe gibi durumlar görülür. Dışarıya yalnız çıkmaktan korkar ve sosyal olmaktan çıkar.

Panik Atak Tedavisi



Tedavide kullanılacak ana ilaçlar antidepresanlardır. Yardımcı ilaçlar olarak; sakinleştiriciler, yatıştırıcılar, bedensel belirtileri önleyen ilaçlar kullanılır.


Bu ilaçların bir kısmı paniği tedavi eder. Hekimin yaptığı muayene ve tecrübesi sonuca en uygun ilaç seçilir. Bir ilaç her hasta da aynı sonucu vermeyebilir.


İlaçların bir kısmı (eski kuşak) başlangıçta belirtileri arttırabilir, ağız kuruluğu, sıcaklık hissi, terleme, kilo artışı , kabızlık, cinsel problemler yapabilir. Yeni kuşakta bulantı, titreme, cinsel problemler, kilo artışı gibi yan etkileri olabilir. Bunlar kalıcı değildir. Bir süre sonra azalabilir.


Panik bozuklukta ilaç tedavisinin en aşağı bir buçuk yıl olması gerekir.

  • Doktor reçetesi dışında kesinlikle ilaç kullanmamak gerekir.
  • Panik belirtileri düzelir düzelmez ilaçları bırakmak ya da kafanıza göre azaltmak yanlıştır. Yoksa büyük oranda kısa sürede tekrarlayabilir.
  • Yardımcı ilaçlar, yeşil reçete ile verilen ve bazı kalp-tansiyon ve mide ilaçlarıdır. Bunların kısa süreli kullanılması gerekir. Zaten ilaçların nasıl kullanılacağını doktor size aktaracaktır.
  • Başka hastalıklarınızdan kaynaklı ilaç alacaksanız doktorunuza bunu bildirin.
  • İlaçlar zamanla iştahınızı arttırabilir. Özellikle -tatlıya- karşı dayanılmaz bir çekim olabilir. Bunun için tedbirli olmalısınız bol su tüketin, meyve ağırlıklı beslenin. İlaç tedavisinin süresi: Bir kez etki elde edilince ilaç tedavisi 8-12 ay süreyle sürdürülmelidir. Ancak süreyle ilgili en iyi belirlemeyi doktorunuz gerçekleştirecektir.
  • Tedavinin kesilmesiyle bahsedilen bozukluğun tekrardan ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

UYARI

Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi


Sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili tibbitedavi.com sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.