28 Aralık 2014 Pazar

Kronik Yorgunluk Nasıl Tedavi Edilir

Yorgunluk belli başlı bir çok sebepten ötürü ortaya çıkabilir. İnsanlarda gözlenen yorgunluğun sebebi bir vitamin eksikliği de olabilir psikolojik-ruhsal bir durumda olabilir. Tabi ki nedenler neredeyse sınırsızdır. Yazımda yorgunluktan öte kronik yorgunluğa değinmek istiyorum. Kronik yorgunluk nedir, nedenleri nelerdir, nasıl geçer gibi sorulara cevaplar aradım. İyi okumalar. 

Kronik Yorgunluk




Yorgunluk, insanların kendisinde günlük işlere başlarken yeterli gücü ve enerjiyi toplayamaması, tükenmişlik hissetmesi şeklinde tanımlanabilir. Kronik yorgunluk sorunu tanımlama noktasında genellikle; halsizlik, isteksizlik, güçsüzlük, yıpranmışlık, sıkıntı gibi kavramlar aktarılmaktadır.


Son dönemlerde taramalar Türkiye’de %55'in çok yorgun olduğunu bize aktarmaktadır. Bahsedilen oran İngiltere’de yüzde 38’ken ABD’de yapılan araştırmalarda yorgunluğun sebep olduğu ekonomik kaybın senede 43 milyar dolara ulaştığı düşünülmektedir. Yorgunluğun temelinde 4 unsur bulunuyor. Bunlar şöyle sıralanıyor:


Yorgunluğu Temeli


  1.  Fizyolojik yorgunluk: Sağlık durumu anormal olmayan insanlarda stres, yetersiz dinlenme, yetersiz uyku, diyet değişiklikleri ya da aşırı aktivite hallerinde gözlemlenmektedir. Bu tip yorgunluklar genelde yaşlı hastalarda rastlanmaktadır.
  2.  Organik yorgunluk: Orta ve ileri yaş hastalarda organik yorgunluk yaşanmaktadır. Ailede var olan, tam fizik muayene ve gerçekleştirilen kan ve görüntüleme tetkikleri sonrasında nedeni belirleniyor. Hastalığın tedavisi noktasında yorgunluk ortadan kaldırılabiliyor.
  3.  Psikojenik yorgunluk: Büyün yorgunlukların yarısını oluşturuyor. En çok depresyonla beraber ve her yaş grubunda karşılaşılıyor. Şiddeti; duygu, düşünce ve stres durumuna paralel olarak değişiyor. Genelde gün içinde azalıyor.
  4.  Kronik yorgunluk sendromu: Yaşlılarda nadir rastlanmaktadır. Hastaların yüzde 30’unda organik veya psikolojik sebep yoktur. Tanı koyuluncaya kadar ‘idiyopatik kronik yorgunluk’ olarak değerlendiriliyor. Motivasyon azlığı, konsantrasyon yetersizliği, güçsüzlük gibi belirtilerle beraber sıklıkla psikomotor yavaşlama görülüyor.

İş Hayatı Yavaşlıyor



Yorgunluk genellikle bir hastalık bulgusu olmakla beraber, ‘kronik yorgunluk sendromu’ şeklinde adlandırılan hastalığın kendisi de olabiliyor. Her türlü bakteriyal, viral ya da parazitik enfeksiyonun, kansızlık ve benzeri kan hastalığının, karaciğer ya da böbrek hastalığının, kandaki vitamin ve mineral eksikliklerinin, hormonal hastalıkların, beslenme ve uyku bozukluklarından kaynaklı oluşabiliyor. Özellikle tiroit hormon yetmezliği, böbrek üstü bezi yetmezliği, büyüme hormonu yetmezliği ve hipoglisemi gibi hormonal sebepler erken dönemde farkedilmeyebiliyor. Yorgunluk durumunun, ‘kronik yorgunluk sendromu’ şeklinde adlandırılması için, tam bir klinik değerlendirmenin ardından; tanımlanamayan, devamlı ve tekrarlayan yorgunluğun yeni ve bilinen bir sürede başlaması, sosyal yaşamda ve iş hayatında gerçekleştirilen aktivitelerde yavaşlamaya yol açması gerekiyor. 6 ay üzerinde geçmeyen durumlar da bu sendromu düşündürüyor.

Kronik yorgunluk sendromu, devamlı ve tekrarlayıcı bir minvalde ve birçok sistemi etkileyen sebebi olmayan bir hastalık şeklinde tanımlanıyor. Bu hastalığın, viral bir enfeksiyon tarafından çalışma dengesi sıkıntıya giren beyin kaynaklı olabileceği, bunun ötesinde
 stres ve savunma sisteminde meydana gelen bozulmayla hedef sapmasının içinde olduğu bir durum olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Dr. Berber, “Kronik yorgunluk, yatak istirahatiyle geçmediği için sürecin sonu bitkinliğe yol açıyor” diyor.

Kronik Yorgunluğun Belirtileri

Kronik yorgunluğunun belirtileri oldukça fazladır. Aşağıda aktaracağım belirtilerden bir kaç tanesini 6 aydan uzun süredir taşıyorsanız kronik yorgunluk belirtisidir diyebiliriz.

1-Fiziksel Tükenmişlik Bulguları:


  • Herhangi bir nedene bağlı olmayan, dinlendikten sonra dahi geçmeyen, 6 aydan uzun süren, ortalama günlük aktiviteyi en az yüzde 50 azaltacak derecede, sürekli ve tekrarlayıcı fiziksel ve mental bitkinlik hissi.
  • Güçsüzlük. Daha önce tolere edilebilen egzersizden sonra oluşan ve 24 saat ya da daha uzun zaman devam eden bir durum.
  • Enerji kaybı
  • Yıpranma
  • Hastalıklara karşı hassaslaşma
  • Baş ağrıları
  • Kas krampları ve miyalji
  • Bel ağrıları
  • Denge kaybı
  • Sindirim sorunları
  • Uyku bozuklukları
  • Çabuk yorulma
  • Hafif ateş ve üşüme
  • Boğaz ağrısı
  • Boyunda ağrılı lenf bezleri
  • Açıklanamayan genelleşmiş kas zayıflığı
  • Kaslarda katılaşma
  • Geçici eklem ağrıları
  • Farenjit
  • Bazı hastalarda gribal enfeksiyon benzeri durumlar


2-Duygusal Tükenmişlik Bulguları:


  • Işıktan rahatsızlık
  • Düşünmede zorluk
  • Depresyon ve umutsuzluk
  • Unutkanlık
  • Göz önünde beneklerin uçuştuğu hissi
  • Evde ve işte gerginlik-tartışma artışı
  • Kızgınlık
  • Net görememe
  • Huzursuzluk ve sabırsızlık
  • Nezaket ve başkalarına saygı gibi pozitif bulgularda azalma


3-Zihinsel Tükenmişlik Bulguları:


  • Doyumsuzluk
  • İşi bırakma
  • Kendine ve işine karşı negatif yaklaşım
  • Hafıza problemleri
  • İşi savsaklama

Kronik Yorgunluğa Karşı Yapılması Gerekenler



  • Dengeli beslenin, fazla kilolarınızdan kurtulun.
  • Yaşamı tekdüzelikten çıkaracak uğraşlar edinin.
  • Her sabah 10-15 dakika kas gevşetici egzersizler yapın.
  • Uyku ritminize dikkat edin ve günlük temponuzu düşürün.
  • Tatil fırsatlarını iyi değerlendirin.
  • İşyerinde iş yükünü paylaşmaya yönelik çalışmalar yapın.
  • Organik nedenler olasılığına yönelik hekim desteği alın.
  • Günlük istirahat sürenizi uzatın.
  • Gerekirse ilaç ve vitaminlerden yararlanın.

Kadınların Riski Daha Yüksek


Kronik yorgunluk sendromu, ‘A tipi agresif’ adı verilen; hırslı, titiz, mükemmelliyetçi, hızlı sinirlenen, tezcanlı kişilerde daha çok görülüyor. Kentsel yaşamın ve çalışma yoğunluğunun normal bir sonucu şeklinde özellikle doktorlar, diğer yardımcı sağlık çalışanları, yönetici kadrosu ve ekonomi alanında çalışanlar kendilerini daha yorgun hissediyor. Kadınlar erkeklere oranla daha büyük risk taşıdığı biliniyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

UYARI

Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi


Sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili tibbitedavi.com sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.