22 Aralık 2014 Pazartesi

Cilt Kuruluğu Nedir Nasıl Tedavi Edilir



Cilt Kuruluğu 



tibbitedavi olarak sizin için cilt kuruluğu hakkında bir yazı hazırladık, cilt kuruması nedir nasıl giderilir kuru cilt bakımı konularında bilgiler içeren yazımızın hepinize faydalı olmasını umuyoruz.


Cilt kuruluğunun ilk belirtisi, deride donuk gri beyaz bir renktir. Kuruluk arttıkça renk değişikliğine ek olarak ciltte gerilme hissi, pul pul soyulmalar, kepeklenme, deri yüzeyinde pürüzlenme, çatlaklar, yarıklanmalar oluşur. Kaşıntı, kuru derinin neden olduğu diğer bir şikayettir. Kuruluk tedavi edilmezse sonunda egzamalar oluşabilir.



Deride kepeklenme, gerilme hissi ve kaşıntı şikayetleri varsa cildiniz kuru cilt tipi olarak değerlendirilir. Bazı kişilerde ise yüz bölgesinde özellikle yer yer kuruma, kepeklenme fakat belli bölgelerde ise yağlanma, parlama şikayeti olur. Bu tip ciltler ise karma cilt olarak değerlendirilir.

Kuru Cilt Bakımı



Kuru deri, stratum korneum tabakasının nem içeriğinin azalmasıdır. Sıcağa ve soğuğa maruz kalan ciltte transepidermal su kaybı artar ve bu artış cildin kurumasına neden olur. Ayrıca kış mevsimi de cilt kuruluğuna neden olur. Dönemsel kuruluk dendiğinde 'kış kaşıntısı' olarak da bilinen soğuğa bağlı kserosis akla gelir. Kış aylarında düşük neme bağlı olarak gelişen bu tablodan korunmak için mutlaka koruyucu giysiler giyilmeli, nemlendiriciler kullanılmalıdır. Shea butter, hindistan cevizi yağı, kakao yağı, mango yağı gibi katı yağları nemlendirme amaçlı kullanırsanız oldukça fazla fayda görürsünüz. Güneş de, hem ısı hem de ışın etkisiyle derinin nem kaybına neden olur. Kozmetik açıdan kaba ve kuru bir deri görüntüsüne mahkum olmamak için yaz ve kış ayları boyunca güneş koruyucu ürünler kullanmak gerekir. Güneş koruyucular deri hasarını ve derinin kurumasını engeller. Suyla sık temasta bulunmak derinin nem kaybına neden olduğundan, kişilerin çok sık kese ve peeling uygulamaları yaptırması da sakıncalıdır. Kese ve peeling sırasında deride oluşan sürtünmeye bağlı iritasyon, kuruluğun şiddetini daha da artırır.

Cilt Kurumasını Önlemek


Özellikle sonbahar ve kış aylarında düşük nem oranına bağlı olarak daha sık deri kuruluğu gelişir. Soğuk havalarda açıkta kalan bölgeleri, özellikle ellerimizi eldivenle korumamız gerekir. Çok dar giysiler sürtünmeye bağlı deride kuruluk ve iritasyona neden olabileceğinden kıyafet şeçimine dikkat edilmelidir.


Sık duş almak vücut hijyeni için gerekli olsa da; uzun süren, banyo köpükleriyle yapılan ve çok sıcak suyla alınan duşlar deri kuruluğunu arttırır. Bu nedenle banyo ve duş süresi kısa tutulmalı, duştan çıktıktan sonra mutlaka cilt tipine uygun nemlendiriciler kullanılmalı.


Sabunlar deriyi kuruttuğundan pH'ı 5.5 sabunsuz temizleyiciler veya yağ ve gliserin oranı yüksek sabunlar kullanılmalıdır. Sık deterjan, aseton ve kimyasallarla temastan kaçınılmalısınız. Özellikle SLS (sodium laureth sulfate) gibi sülfat içeren bütün temizleyicilerden kaçınmalısınız.

Kuru Ciltlilerde Beslenme



Yaz aylarında terlemeye bağlı kişilerde oluşan susuzluk hissi, su içilmesi için kişiyi uyarır; fakat kış aylarında genellikle su tüketimi azalır. Cilt kuruluğunu engellemek için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bol su tüketimidir. Sadece suyla değil, bitki çayları ya da meyve sularından da gerekli sıvı ihtiyacı karşılanabilir. Ayrıca su dışında yediğimiz besinler de cilt kuruluğuna etki eder. Hızla oluşan kilo kayıpları, dengesiz beslenme deride kuruluğa neden olur. Özellikle bol meyve ve sebze tüketimi cilt sağlımız için gereklidir. Doymamış yağ asitlerinden (sıvı yağ) zengin beslenme de cilt kuruluğunu önlemede fayda sağlar. Yemeklerde yeterli miktarda sıvı yağ tüketmekte fayda var.


Kuru ciltlerle ilgili yazımız burada bitiyor, sizde kuru cilt ile ilgili fikir görüş ve bakım önerilerinizi yorum yaparak bildirebilir, yazımızın daha fazla insana ulaşması için sosyal medyada paylaşabilirsiniz teşekkür ederiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

UYARI

Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi


Sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili tibbitedavi.com sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.