24 Aralık 2014 Çarşamba

Alması Kolay Peki Vermesi Neden Zor


Kilo vermenin Zorlukları


kilo almak çok kolay, ama vermek zor bu yazımızda size kilo vermenin zorluklarını ve diyete sadık kalmak, ufak değişiklikler yaparak daha rahat kilo vermek hakkında bilgiler vereceğiz.

Bazı diyetlerde kilo vermek bir noktadan sonra çok zorlaşır, böyle bir durumda sabırlı olmak ve hareketi artırarak olumsuz enerji dengesine yardımcı olmak en doğru yoldur. Unutmayın kendinizi aç bırakmak kesinlikle çözüm değil. Üstelik siz aç kaldıkça metabolizma hızınız daha da yavaşlar ve fazla kilo alma riski doğar.



İdeal Kilo


Sadece boy uzunluğunuza bakarak ve 20’li yaşları düşünerek ideal kilo hesaplıyorsanız yanlış yoldasınız. Çünkü ideal kiloyu bulmada yağ ve kas oranı, boy uzunluğundan daha etkili. Tabii yaşınızı da unutmamak lazım. 55 yaşında menopozdaki bir kadının 25 yaşındaki kilosunu hedeflemesi gerçekçi değil.

Diyelim ki, 160 cm. boyunda ve 70 kilo ağırlığında, 45 yaşında bir kadınsınız. Vücudunuzda da yüzde 30 yağ var. Kabaca hesapla vücudunuzda 21 kilo yağ var demektir. 70 kilo ağırlığınızın 21 kilosu yağsa geriye kalan 49 kiloyu kas, kemik, su ve diğer dokular oluşturur. 49 kilo yağsız dokuyla vücutta olması gereken minimum 12-13 kilo yağı toplarsak 62-65 kilo olmanız yeterli. Oysa sadece boy uzunluğunuzu değerlendirseydik 160 cm. için 53-55 kilo olmanız gerekirdi.

Dengesiz Beslenme


Yediklerimiz ne olacağımızı belirler. Çeşitli çalışmalarda gençlik döneminde yüksek proteinli, çok düşük kalorili diyet yapan grupla yüksek lifli ve dengeli diyet yapan grup, yetişkinlik dönemlerinde karşılaştırıldı. İlk grubun daha kilolu ve yağ oranlarının daha yüksek olduğu görüldü. Bu, ileri yaşlarda zor kilo vermenin sebebi olabilir.

Kilo kaybetme hızı, hedef kilonuza yaklaştıkça azalabilir çünkü bedeninizi korumak için daha az kalori harcamanız gerekir. Kaybedilen her kilo, harcadığınız kalorinin de azalması anlamına gelir. Bu sebeple vücut ağırlığınız azaldıkça ihtiyaç duyduğunuz kalori de azalır. 70 kilodayken yediğiniz besinleri, 62 kilodayken yerseniz kilo veremezsiniz.

Diyete Sadık Kalın


Diyete başlama yani kilo verme kararının başlangıcında genellikle çok daha disiplinli oluruz. Çevreden gelen yemek tekliflerine ve ısrarlara kulak asmayız. Ama 8-9 kilo verdikten sonra etraftan gelen iltifatlar ve övgüler, yoldan çıkmamıza neden olabilir. Her gün yapılan 50-60 kalorilik küçük kaçamaklar, haftada 400-500 kalori ayda da iki bin kalori eder.

Karın Yağları ve Yeşil Çay


Karın ve göbek bölgesinden şikayetçiyseniz, hedefiniz karın bölgenizde toplanan dirençli yağları eritmekse, yeşil çayı diyetinize eklemeyi unutmayın. Çeşitli çalışmalar, yeşil çayın özellikle karın bölgesi üzerinde kilo kaybına yardımcı özellikleri olduğunu gösteriyor.

Diyet Değişikliği


Eğer uzun zamandır aynı programın içindeyseniz, farklı bir beslenme şekli veya öğün saatlerinde değişiklik yapmayı, akşam mümkün olduğunca erken yemeyi deneyebilirsiniz. Hareketinizi artırmak, en hızlı cevap veren yol. Farklı kahvaltı seçenekleri de metabolizmanızı hızlandırır. Örneğin kahvaltıda meyve suyu varsa onun yerine meyve yiyin. Böylece kalori alımını üçte bir oranında azaltmış olursunuz.

Diyete Ara Vermek


Eğer üç aydan daha uzun bir süredir diyet yapıyorsanız programa bir süre ara verin, kilo koruma programına geçin ve aynı kiloyu korumayı deneyin. Koruma döneminde uzun zamandır yemediğiniz besinleri tüketin (ama kararında!) Tekrar diyete başladığınızda sorun oluşturan son 2-3 kiloyu çok kolay verebilirsiniz.

Umarız bu diyet yazımızı severek okumuşsunuzdur. Sizde değerli yorum görüş ve sorularınızı sayfa altındaki yorumlardan iletebilir deneyim ve fikirlerinizi insanlara paylaşabilirsiniz. Bu kilo verme yazımızı beğendiyseniz sosyal medyada paylaşabilirsiniz, teşekkür ederiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

UYARI

Yasal Uyarı ve Sorumluluk Reddi


Sağlık, kişisel bakım, beslenme ile ilgili tibbitedavi.com sitesinde yazılan yazılar internette yazılan genel bilgilerin derlenmesi sonucu oluşan bilgilerdir. Bu blog hastalık teşhis veya tedavisi amacı taşımaz. Bir sağlık sorununuz varsa ilgili doktora muayene olunuz. Blogda yazılan uygulama anlatım ve tariflerin insanları yönlendirmek gibi bir amacı yoktur. Yazdıklarım bilgilendirme amaçlı yazılardır ve bu yazılardan çıkarılan sonuçlarla yapılacak kür, bakım vb. işlemlerin sorumlulukları blog sahibine ait değildir. Yapılacak bakımlar sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz sonuçlar kişilerin sorumluluğundadır. Bu bloğa ulaşmakla yukarıda yazdığımız durumları kabul etmiş olursunuz. Blogumda bulunan yazıların kısmen veya tamamen kopyalanması yasaktır. Yazılarımı kaynak göstererek kullanılabilir, sosyal medyada paylaşabilir ve sorularınızı yorumlar kısmından sorabilirsiniz.